Bu yazı, kızının erişkin boyunun kısa kalmasından endişe eden aileler için hazırlandı.
Amacımız korkutmak değil; bilimsel gerçekleri net, anlaşılır ve abartmadan paylaşmak.
Buradaki bilgiler yol göstericidir. Her kız çocuğu için tedavi gerekmez; en doğru karar, çocuğunuzun ergenlik süreci, kemik yaşı ve bireysel büyüme potansiyeli birlikte değerlendirilerek verilir.
Kritik gerçek: Kız çocuklarında boy kaybı çoğu zaman sessiz ve hızlı olur. “Biraz daha bekleyelim” demek, özellikle ergenlik başladıktan sonra geri dönüşü olmayan boy kaybı anlamına gelebilir.
Birçok aile “Biz kısa değiliz, kızım neden kısa kalsın?” diye düşünür. Oysa bilimsel gerçek: Boy uzaması sadece genetikle belirlenmez.
Özellikle kız çocuklarında ergenlik dönemi, erişkin boyunun şekillendiği en kritik ve en kısa zaman penceresidir. Ergenliğin normalden erken yaşlarda başlaması ya da çok hızlı ilerlemesi, kemik yaşının takvim yaşından daha hızlı olgunlaşması ve buna bağlı olarak büyüme plaklarının erken kapanması, kız çocuklarının erişkin boyunun beklenenden kısa kalmasına yol açabilir.
Üstelik kız çocuklarında ergenlikte görülen hızlı boy uzaması çoğu zaman aileleri yanıltır. Ergenlikteki hızlı uzama her zaman avantaj değildir; aksine, büyüme süresinin kısaldığının ve uzamanın sona yaklaştığının habercisi olabilir. Bu nedenle “biraz daha bekleyelim” demek, kız çocuklarında fark edilmeden geri dönüşü olmayan boy kaybı anlamına gelebilir.
Oysa doğru zamanda yapılan değerlendirme, kızınızın büyüme potansiyelini koruyabilir.
Ailelerin en sık sorduğu sorulardan biri:
“Kızımın erişkin boyunu uzatmak için mutlaka tedavi gerekir mi?”
Bilimsel cevap nettir: Erişkin boyunun kısa kalacağı öngörülen her kız çocuğu tedavi gerektirmez. Ancak bazı kız çocuklarında, doğru zamanda müdahale edilmesi, erişkin boyunun daha uzun olmasına katkı sağlarken, müdahale edilmeyen kız çocuklarının erişkin boyundan kalıcı kayıplar yaşanabilir.
Özellikle yaşıtlarına göre belirgin şekilde kısa olan, ergenliğe girmiş, kemik yaşı hızlı ilerleyen ve büyüme süresi kısalan kız çocuklarında risk artar.
Kemik yaşına göre hesaplanan tahmini erişkin boy, anne-baba boyuna göre hesaplanan hedef boydan belirgin düşük çıkıyorsa ve büyüme plakları henüz tamamen kapanmamışsa, tıbbi tedavi seçenekleri mutlaka gündeme alınmalıdır.
Buradaki amaç, kız çocuğunu “olağanüstü uzatmak” değildir. Amaç; kendi genetik potansiyeline uygun olarak, olması gereken erişkin boya ulaşmasını sağlamaktır.
Doğru zamanda verilen kararlar, yıllar sonra kızınızın sadece boyunun uzamasını değil; özgüvenini, beden algısını ve yaşam kalitesini de etkileyebilir.
Büyüme hormonu, çocuklarda hipofiz bezinden salgılanan ve boy uzamasını, kemik gelişimini ve sağlıklı büyümeyi sağlayan temel hormondur.
Büyüme hormonu tedavisi ise büyüme hormonunun yetersiz olduğu ya da tıbbi olarak gerekli görülen durumlarda, çocuğun büyüme potansiyelini korumak ve erişkin boy kaybını önlemek amacıyla uygulanan bilimsel ve güvenli bir tedavidir.
Büyüme hormonu tedavisi; büyüme hormonu eksikliği, Turner sendromu, doğum haftasına göre küçük (SGA) doğan ama büyüme yakalamamış çocuklara, kronik böbrek yetmezliği, Prader-Willi sendromu, SHOX gen eksikliği, Noonan sendromu, hipopituitarizm ve santral sinir sistemi hastalıkları sonrası gelişen büyüme geriliği olan vakalarda bilimsel olarak kabul edilmiştir ve kullanılmaktadır.
Sağlıklı ancak ciddi kısa kalma riski olan ergen kız çocuklarda da büyüme hormonu tedavisi yapılabilir.
Çocuklarda büyüme hormonu tedavisi, çocuk endokrinoloji uzmanı tarafından ayrıntılı değerlendirme sonrası planlanır ve genellikle günlük ya da haftalık cilt altına yapılan küçük enjeksiyonlar şeklinde uygulanır.
Büyüme hormonunun dozu, çocuğun kilosuna, tanısına, kemik yaşına ve tedaviye verdiği yanıta göre çocuğa özel ayarlanır.
Büyüme hormonu tedavisi süresince boy uzama hızı, vücut ağırlığı, kemik yaşı ve gerekli kan tetkikleri düzenli aralıklarla takip edilir; böylece hem etkinlik en üst düzeye çıkarılır hem de olası yan etkiler erken dönemde kontrol altına alınır.
Ailelerin en çok merak ettiği sorulardan biri:
“Büyüme hormonu tedavisi gerçekten kızımın boyunu uzatır mı?”
Uygun hastalarda büyüme hormonu tedavisi ile yıllık boy uzaması ortalama 2-4 cm artar.
Bu yıllık kazanç, tedavi süresine yayıldığında erişkin boyda ortalama 5-8 cm ek uzama sağlar; bazı seçilmiş olgularda bu kazanç 10 cm’ye yaklaşabilmektedir.
Ancak bu bir mucize değildir ve her kız çocuğunda aynı sonucu vermez. Tedavi mutlaka bireysel büyüme analiziyle planlanmalıdır.
Tedavide en kritik nokta, zamanlamadır. Kız çocuklarında ergenlik süresi erkeklere göre daha kısa olduğu için, tedaviye ne kadar erken başlanırsa büyüme potansiyelinden faydalanma şansı o kadar artar. Geciken her yıl; büyüme plaklarının biraz daha kapanması ve geri getirilemeyen boy kaybı anlamına gelir.
Özetle; büyüme hormonu tedavisi doğru kız çocuğunda, doğru zamanda başlandığında sadece birkaç santimetre değil, çocuğun erişkin boyunu, özgüvenini ve gelecekteki yaşam kalitesini belirleyebilecek önemli bir fırsattır. Bu nedenle karar, mutlaka kişiye özel çocuk endokrinoloji değerlendirmesiyle verilmelidir.
Büyüme hormonu tedavisinden gerçek fayda sağlanabilmesi için en kritik unsur, doğru zamanlamadır.
Kız çocuklarında ergenlik te boy uzaması, erkeklere göre daha erken başlar ve daha kısa sürede tamamlanır.
Ergenlik başlamadan önce ya da ergenliğin erken dönemlerinde, kemik yaşı henüz ileri gitmemişken ve büyüme plakları açıkken büyüme hormonu tedavisi başlandığında en etkili sonucu verir. Çünkü kız çocuklarında kemik yaşı ilerledikçe uzama potansiyeli hızla azalır ve kaçırılan zaman çoğu zaman geri kazanılamaz.
Kız çocuklarında büyüme hormonu tedavisi için en ideal dönem kemik yaşının 9-11 arasında olduğu zamandır. Bu dönemde başlanırsa yıllık boy uzaması ortalama 2-4 cm artar ve erişkin boyda 5-8 cm ek kazanç sağlanabilir. Kemik yaşı 11-12 olduğunda tedavi hâlâ düşünülebilir ancak kazanım genellikle 3-5 cm ile sınırlı kalır. Kemik yaşı 13 ve üzerindeyse, büyüme plakları kapanmaya yaklaştığı için anlamlı boy artışı görülmeyebilir.
Uygun hastalarda tedavi genellikle 2-3 yıllık bir süreci kapsar. Bu süreçte düzenli boy takibi, kemik yaşı değerlendirmeleri ve doz ayarlamaları büyüme hormonu tedavisinin başarısını belirleyen en önemli unsurlardır.
Özetle; kız çocuklarında büyüme hormonu tedavisi “geç kalmadan ama gereksiz yere de acele etmeden”, doğru çocukta ve doğru zamanda planlandığında en anlamlı faydayı sağlar.
Bilimsel veriler ve uzun yıllara dayanan klinik deneyimler net olarak gösteriyor ki, büyüme hormonu tedavisi çocukların büyük çoğunluğunda güvenle ve iyi tolere edilerek kullanılır.
Çocukların önemli bir kısmı büyüme hormonu tedavi sürecini hiçbir belirgin sorun yaşamadan tamamlar.
Bununla birlikte, her tıbbi tedavide olduğu gibi nadir de olsa bazı yan etkiler görülebilir. En sık bildirilenler genellikle hafif ve geçici şikâyetlerdir; baş ağrısı, hafif ödem (özellikle ayak bilekleri çevresinde) ve eklem ya da kas ağrılarıdır. Ancak bu şikâyetlerin çoğu, doz ayarlamasıyla veya tedaviden kısa süre sonra kendiliğinden düzelir.
Geniş hasta serilerine dayanan çalışmalara göre; hafif yan etkiler yaklaşık %5-10 oranında görülürken, tedavinin kesilmesini gerektiren ciddi yan etkiler %1’in altındadır.
Düzenli doktor kontrolü, büyüme takibi ve laboratuvar izlemiyle yan etki riskleri en aza indirilir.
Özetle; doğru hastada ve çocuk endokrinoloji uzmanı gözetiminde başlanan büyüme hormonu tedavisi yüksek fayda ve düşük risk dengesine sahip, güvenilir bir tedavidir.
Büyüme hormonu tedavisinde maliyet, çocuğun kilosu, tanısı ve kullanılan günlük doza göre değişiklik gösterir. Bu nedenle her çocuk için sabit bir maliyetten söz etmek mümkün değildir. Genel bir fikir vermesi açısından; tedavi gören birçok çocukta aylık maliyet ortalama 15.000-20.000 TL civarındadır, ancak kilo arttıkça ve doz yükseldikçe tutar artabilir.
Ergenlik baskılayıcı (GnRH analog) tedavi, kız çocuklarında erişkin boyun korunması amacıyla belirli durumlarda kullanılan bilimsel bir tedavi seçeneğidir.
Kız çocuklarında ergenliğin başlamasıyla birlikte beyindeki hipotalamus-hipofiz sistemi aktive olur, LH ve FSH hormonları artar ve yumurtalıklar uyarılarak östrojen salgılanmaya başlar. Östrojen başlangıçta hızlı boy uzamasına neden olur; ancak aynı zamanda kemik yaşını hızlandırır ve büyüme plaklarının daha erken kapanmasına yol açar. Bu süreç kontrolsüz ve hızlı ilerlediğinde, çocuk yaşıtlarına göre hızlı uzuyor gibi görünse bile, kemiklerdeki büyüme plaklarının erken kapanması erişkin boyunun beklenenden daha kısa kalmasına neden olabilir.
Ergenlik baskılayıcı tedavi, ergenliği başlatan beyin sinyallerini geçici olarak baskılayarak LH ve FSH salınımını azaltır, böylece östrojen düzeylerinin düşmesini sağlar. Östrojenin azalması, kemik yaşı ilerleme hızını yavaşlatır ve büyüme plaklarının kapanmasını geciktirir. Buradaki amaç çocuğu yapay olarak uzatmak değil; ergenliğin hızlı ilerlemesine bağlı kemiklerdeki büyüme plaklarının erken kapanmasına bağlı boy kaybını önlemektir.
Doğru seçilmiş kız çocuklarında ve doğru zamanda başlanan ergenlik baskılayıcı tedavi, çocuğun mevcut büyüme potansiyelini daha uzun süre kullanmasına olanak tanır ve erişkin boyun korunmasına, hatta anlamlı boy kazanımına katkı sağlayabilir.
Ergenlik baskılayıcı tedavi; ergenliğe erken yaşta girmiş, yaşıtlarına göre ergenliği hızlı ilerleyen, kemik yaşı takvim yaşına göre belirgin şekilde ileri olan ve buna bağlı olarak büyüme süresi kısalan ve erişkin boyu kısa kalacak olan kız çocuklarında gündeme gelebilir.
Özellikle kemik yaşına göre hesaplanan tahmini erişkin boy, anne-baba boyuna göre beklenen hedeften daha düşük çıkıyorsa ve büyüme plakları henüz tamamen kapanmamışsa, ergenlik hızını kontrol altına almak amacıyla ergenlik baskılayıcı tedavi seçeneği değerlendirilir.
Amaç, ergenliğin hızlı ilerlemesini yavaşlatarak, büyüme plakları kapanmasını geciktirmek ve büyüme potansiyelini korumaktır. Böylelikle kız çocuklarının erişkin boy kaybı riskini azaltmaktır.
Her kız çocuğu için uygun değildir. Bu nedenle ergenlik baskılayıcı tedavi kararı, mutlaka ayrıntılı büyüme analizi, kemik yaşı değerlendirmesi ve bireysel risk-fayda hesabı sonrasında, çocuk endokrinoloji uzmanı tarafından verilmelidir.
Ergenlik baskılayıcı tedavide zamanlamayı belirleyen temel ölçüt, ergenliğin başlama zamanı ve kemik yaşıdır. Ergenlik baskılayıcı tedavi, ergenlik başlamadan kullanılmaz. Ergenlik baskılayıcı tedavi esas olarak erken başlayan ya da hızlı ilerleyen ergenlik durumlarında gündeme gelir.
Pratikte ergenlik baskılayıcı tedavi en sık, kız çocuklarında 8-10 yaş arasında meme gelişiminin başlaması ve ergenliğin hızlı seyretmesi durumlarında değerlendirilir.
En ideal zaman penceresi, kemik yaşının 10-12 yıl olduğu ve büyüme plaklarının hâlâ açık olduğu dönemdir. Bu aşamada ergenlik süreci kontrol altına alınarak, kemik yaşının hızlı ilerlemesi yavaşlatılabilir ve büyüme süresi korunabilir.
Kemik yaşı 12,5-13 yıl ve üzerine çıktığında tedavinin erişkin boya katkısı azalabilir; bu nedenle hasta seçimi çok dikkatli yapılmalıdır.
Kemik yaşı daha ileri seviyelerde olan (13 yaş üzeri) kız çocuklarında, büyüme plaklarının büyük kısmı kapanmaya yaklaşmış olabileceğinden ergenlik baskılayıcı tedavinin boy kazancına etkisi sınırlı kalabilir.
Bu nedenle kız çocuklarında ergenlik baskılayıcı tedavide doğru zamanlama, çok kritiktir.
Ergenlik baskılayıcı tedavi kısa süreli bir müdahale değildir; ergenlik hızını kontrol altına alabilmesi için zamana ihtiyaç duyar.
Bilimsel çalışmalarda ve klinik uygulamada ergenlik baskılayıcı tedavi genellikle en az 12-24 ay, çoğu zaman ise 24-36 ay süreyle uygulanır. 12 ayın altındaki uygulamalar, ergenlik baskılanmasını ve kemik yaşının ilerleme hızını anlamlı şekilde yavaşlatmak için çoğu zaman yetersiz kalabilir. 36 ayın üzerindeki uygulamalarda karar, yakın takip ve risk-fayda değerlendirmesi ile verilir.
Tedavi süresi; çocuğun ergenlik başlama yaşı, kemik yaşı ilerleme hızı, büyüme hızı ve erişkin boy öngörüsüne göre bireysel olarak belirlenir.
Ergenlik baskılayıcı tedavi bir “sabır süreci”dir. Doğru kız çocuğunda, doğru zamanda ve yeterli süreyle uygulandığında, ergenlikte kazanılan bu zaman erişkin boyun korunması açısından önemli bir avantaja dönüşebilir.
Ergenlik baskılayıcı tedavinin amacı mucize yaratmak değil; doğru kız çocuğunda, doğru zamanda ergenliği yavaşlatarak erişkin boy kaybını önlemektir.
Erişkin boyu kısa kalma riski olan kız çocuklarında ergenlik baskılayıcı tedavi, boyu doğrudan uzatmaz; ergenliği yavaşlatarak çocuğa uzamak için zaman kazandırır.
Ergenlik baskılayıcı tedavi doğru zamanda başlandığında çocuk, her yıl yaklaşık 1-2 cm daha fazla uzama şansı elde eder. Tedavi süresi boyunca bu etki birikir ve erişkin boyda ortalama 4-6 cm boy kazancı sağlayabilir. Özellikle erken başlanan ve iyi takip edilen bazı kız çocuklarında ise 6-8 cm’ye varan ek boy kazancı sağlanabilir. Ancak kemik yaşı ileri (≥12-13) olan veya büyüme plakları kapanmaya yakın kız çocuklarında boy kazancı belirgin şekilde azalır. Bu nedenle ergenlik baskılayıcı tedavisinde de en kritik unsur zamanlama ve doğru hasta seçimidir.
En yüz güldürücü sonuçlar; ergenliğin erken döneminde, kemik yaşı yaklaşık 10-12 yıl civarındayken ve büyüme plaklarının henüz açık olduğu kız çocuklarında elde edilir.
Bu nedenle ergenlik baskılayıcı tedavide başarıyı belirleyen temel unsur, doğru zamanlama, doğru hasta seçimi ve düzenli takiptir. Doğru koşullarda kullanıldığında, ergenlik baskılayıcı tedavi kız çocuklarında erişkin boy açısından kritik bir zaman kazancı sağlayabilir.
Ergenlik baskılayıcı tedavi, doğru seçilmiş kız çocuklarında genellikle iyi tolere edilir ve çocuk endokrinoloji pratiğinde uzun yıllardır güvenle kullanılmaktadır.
Bildirilen yan etkilerin büyük çoğunluğu hafif, geçici ve izlemle kontrol edilebilir niteliktedir.
Tedavinin ilk aylarında östrojen düzeylerindeki ani düşüşe bağlı olarak geçici baş ağrısı, sıcak basması, duygu durum dalgalanmaları, halsizlik ve nadiren enjeksiyon yerinde ağrı görülebilir.
Bazı çalışmalarda ergenlik baskılayıcı tedavi süresince kemik mineral yoğunluğunda geçici ve hafif azalma bildirilmiştir. Ancak ergenlik baskılayıcı tedavi sonlandırıldığından sonra, ergenliğin yeniden başlamasıyla birlikte, kemik mineral yoğunluğunda geçici ve hafif azalmanın büyük oranda geri döndüğü gösterilmiştir. Uzun süreli düzenli takiplerde, uygun doz ve sürede ergenlik baskılayıcı tedavi kullanıldığında, kalıcı kemik sağlığı sorunları veya doğurganlık üzerine olumsuz bir etki saptanmamıştır.
Geniş hasta serilerinde, ergenlik baskılayıcı tedavisinin kesilmesini gerektiren ciddi yan etkiler oldukça nadirdir.
Ancak her hormonal tedavide olduğu gibi, ergenlik baskılayıcı tedavi de her kız çocuğu için uygun değildir. Mutlaka doğru hasta seçimi, düzenli klinik ve laboratuvar izlem ile çocuk endokrinoloji uzmanı kontrolünde uygulanmalıdır.
Ergenlik baskılayıcı tedavinin maliyet, kullanılan preparata, doz aralığına ve SGK geri ödeme durumuna göre değişiklik gösterebilir. Ergenlik baskılayıcı tedavi, SGK’nın karşıladığı uygun endikasyon ve resmi sağlık raporu varsa 11 yaşına kadar ücretsizdir. Ailelerin ayrıca ödeme yapması gerekmez. Yani doğru tanı ve raporla başlanan tedavide, aileye maddi yük yansımaz. Rapor kapsamı dışında veya özel kullanım durumlarında ise, aylık maliyet yaklaşık 5.000-7.000 TL civarında olabilir.
Bu nedenle ergenlik baskılayıcı tedavi planlanırken yalnızca maliyet değil; beklenen boy kazanımı, tedavinin süresi ve çocuğa sağlayacağı uzun vadeli fayda birlikte değerlendirilmelidir.
Erişkin boyu kısa kalma riski olan, büyüme hormonu eksikliği olmayan ve ergenliği erken başlayan ya da hızlı ilerleyen kız çocuklarında, büyüme hormonu ile birlikte ergenlik baskılayıcı tedavinin birlikte verilmesi, en güçlü boy koruyucu yaklaşımdır.
Büyüme hormonu ile birlikte ergenlik baskılayıcı tedavinin birlikte verildiği kız çocukları, hem daha hızlı uzar hem de daha uzun süre uzama şansı kazanır.
Uygun hastada ve doğru zamanda başlandığında yıllık boy uzaması ortalama 3-5 cm daha fazla olabilir. Tedavi süresi boyunca boy kazancı artar ve erişkin boyda ortalama 6-10 cm ek boy kazancı sağlanabilir. Özellikle erken başlanan ve kemik yaşı çok ilerlememiş bazı kız çocuklarında ise 10-12 cm’ye varan ek boy kazancı sağlanabilir.
Ancak kemik yaşı ileri (12-13 ve üzeri) olan veya büyüme plakları kapanmaya yakın kız çocuklarında boy kazancı belirgin şekilde azalır.
Bu nedenle büyüme hormonu ile birlikte ergenlik baskılayıcı tedavinin birlikte verildiği bu güçlü tedavi seçeneği, herkese değil; doğru çocukta, doğru zamanda ve çocuk endokrinoloji uzmanı takibiyle uygulanmalıdır.
Ankara’da görev yapan Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Ediz Yeşilkaya olarak;
kızınızın ergenlik sürecini ve boy potansiyelini “tahminle” değil, bilimsel ve objektif verilerle değerlendiriyoruz.
*** Büyüme eğrisi ve büyüme hızı analizi
*** Kemik yaşı ve ergenlik ilerleme hızının objektif takibi
*** Aile boyuna göre hedef erişkin boy hesaplaması
*** Gereken kız çocuklarında kanıta dayalı, kişiye özel tedavi planı
Hedefimiz:
*** Kızınızın genetik boy potansiyelini ergenlikte kaybetmeden tamamlamasıdır.
*** Çünkü kız çocuklarında boy kaybı çoğu zaman sessiz ve hızlı ilerler.
*** En sık yapılan ve en riskli hata: “Biraz daha bekleyelim.”
Unutmayın:
Her kız çocuğu, kendi potansiyelini eksiksiz ve sağlıklı şekilde gerçekleştirmeyi hak eder.
Kaynaklar
1-Mericq MV, Eggers M, Avila A, et al. Near final height in pubertal growth hormone (GH)-deficient patients treated with GH alone or in combination with luteinizing hormone-releasing hormone analog: results of a prospective, randomized trial. J Clin Endocrinol Metab. 2000 Feb;85(2):569-73.
2- Dotremont H, France A, Heinrichs C, et al. Efficacy and safety of a 4-year combination therapy of growth hormone and gonadotropin-releasing hormone analogue in pubertal girls with short predicted adult height. Front Endocrinol (Lausanne). 2023 Mar 17;14:1113750.
3-van Gool SA, Kamp GA, Visser-van Balen H, et al. Final height outcome after three years of growth hormone and gonadotropin-releasing hormone agonist treatment in short adolescents with relatively early puberty. J Clin Endocrinol Metab. 2007 Apr;92(4):1402-8.
4-Carel JC, Eugster EA, Rogol A, et al. Consensus statement on the use of gonadotropin-releasing hormone analogs in children. Pediatrics. 2009;123:e752-e762.
5-Mul D, Hughes IA. The use of GnRH agonists in precocious puberty. Eur J Endocrinol. 2008;159(Suppl 1):S3-S8.
6-Lazar L, Kauli R, Pertzelan A, Phillip M. Gonadotropin-suppressive therapy in girls with early and fast puberty affects adult height outcome. J Clin Endocrinol Metab. 2002;87:2090-2094.
7-Arrigo T, De Luca F, Antoniazzi F, et al. Final height outcome after GnRH agonist treatment in girls with early puberty. Eur J Endocrinol. 1999;141:140-144.
8-Heger S, Partsch CJ, Sippell WG. Long-term outcomes in girls with central precocious puberty after treatment with GnRH analogues. Clin Endocrinol (Oxf). 1999;50:707-715.
9-Kaplowitz PB. Treatment of early pubertal timing: when, how, and to what extent? J Clin Endocrinol Metab. 2020;105:e281-e289.
10-Wit JM. Should skeletal maturation be manipulated for extra height gain? Front Endocrinol (Lausanne). 2021;12:812196.
11-Mauras N, Ross J, Mericq V. Management of growth disorders in puberty: growth hormone, gonadotropin-releasing hormone analogues, and aromatase inhibitors: a clinical review. Endocr Rev. 2023;44:1-13.
12-Quigley CA, Gill AM, Crowe BJ, et al. Safety of growth hormone treatment in pediatric patients with idiopathic short stature. J Clin Endocrinol Metab. 2005;90:5188-5196.
13-Bell J, Parker KL, Swinford RD, et al. Long-term safety of recombinant human growth hormone in children. J Clin Endocrinol Metab. 2010;95:167-177.