Sessiz ve Sinsidir… Ama Erken Yakalanırsa Tamamen Yönetilebilir
“Çocuğumun omuzları eşit değil… Acaba büyüme döneminde normal midir?”
Son yıllarda okul taramaları ve rutin kontroller sayesinde, kreş ve ilkokul çağındaki çocuklarda skolyoz saptanma oranlarının belirgin şekilde arttığını biliyor muydunuz?
Evet, tıpkı sosyal medyada viral olan “görünmeyen tehlikeler” videoları gibi, skolyoz da sessiz ilerleyen, ancak erken fark edildiğinde tamamen kontrol altına alınabilen bir durumdur.
Skolyoz, omurganın göğüs veya bel bölgesinde yana doğru eğrilik göstermesidir.
Çoğu zaman:
***Ağrı yapmaz
***Çocuk şikâyet etmez
***Günlük yaşamı etkilemez
Bu nedenle erken dönemde fark edilmesi zor olabilir.
Aşağıdaki durumlar skolyoz açısından uyarıcı olabilir:
***Omuzların eşit olmaması
***Kürek kemiklerinden birinin daha belirgin görünmesi
***Bel kıvrımlarında asimetri
***Giysilerin yamuk durması
En önemli gerçek: Skolyoz erken evrede çoğu zaman belirti vermez. Bu nedenle kontrol ve takip, tedavinin en kritik parçasıdır.
Skolyoz çocukluk çağında üç farklı dönemde ortaya çıkabilir:
1-Bebeklik Dönemi (0-3 yaş)
***Nadir görülür
***Ancak hızlı ilerleyebilir
***Mutlaka yakın takip gerekir
2--Çocukluk Dönemi (4-10 yaş)
***En sık “duruş bozukluğu” sanılan dönemdir
***Sessiz ilerler
***Aileler çoğu zaman fark etmez
3-Ergenlik Dönemi (10-16 yaş) EN KRİTİK DÖNEM
Çünkü:
***Omurga en hızlı uzamayı ergenlik döneminde yapar
***Hızlı büyüme sırasında küçük bir eğrilik bile kısa sürede artabilir
***Skolyoz tanısı en sık 10-14 yaş arasında konur
Özetle: Skolyoz her yaşta görülebilir. Ancak en riskli dönem, ergenlikteki hızlı büyüme sürecidir.
“Skolyoz büyümeyi sever. Çocuk ne kadar hızlı büyürse, skolyoz da o kadar hızlı ilerleyebilir.”
Aşağıdaki durumlardan biri varsa skolyoz açısından değerlendirme yapılmalıdır:
***Omuzlar belirgin şekilde eşit değilse
***Çocuk öne eğildiğinde sırtta yükseklik farkı varsa
***Giysiler sürekli yamuk duruyorsa
***10-14 yaş arasında hızlı boy uzaması varsa kontrol şarttır.
Çünkü:
***Omurga büyüdükçe skolyoz artma eğilimindedir
***Büyüme tamamlandığında ilerleme çoğu zaman yavaşlar
***Bu nedenle doğru zamanlama çok değerlidir
Tanı süreci basit ve ağrısızdır:
***Ayrıntılı fizik muayene
***Eğrilik açısının ölçülmesi (Cobb açısı)
***Ayakta çekilen tüm omurga röntgeni
Bazı durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme için MRI gerekebilir.
Çocuklarda skolyoz zamanında tanı ve tedavi edilmezse, özellikle hızlı büyümenin olduğu ergenlik döneminde omurga eğriliği fark edilmeden ilerleyebilir. Eğrilik arttıkça omuz ve kalça seviyeleri belirgin şekilde bozulur, gövde simetrisi kaybolur ve bu şekil bozukluğu çoğu zaman kalıcı hale gelir.
İleri derecelerde göğüs kafesi etkilenerek nefes kapasitesi azalabilir, çocuk çabuk yorulmaya başlar ve fiziksel performansı düşer. ,
Görünümdeki değişiklikler zamanla özgüven kaybı ve beden algısı sorunlarına yol açabilir.
En önemlisi, erken dönemde basit takip, egzersiz veya korse ile kontrol altına alınabilecek skolyoz, geç kalındığında ameliyat gerektiren ciddi bir tabloya dönüşebilir.
Bu nedenle skolyozda sorun eğriliğin varlığı değil, geç fark edilmesidir; zamanında tedavi edilmeyen her çocukta risk katlanarak artar.
Skolyozda tek bir tedavi yöntemi yoktur. Tedavi; eğriliğin derecesine, çocuğun yaşına, büyüme hızına ve ne kadar daha büyüyeceğine göre planlanır.
***Hafif Eğrilik (10-20 derece): İlk ve en sık kullanılan yöntem: Egzersiz
-----Amaç eğriliğin artmasını önlemektir
-----Doğru egzersizlerle skolyoz çoğu çocukta kontrol altında tutulabilir
-----Duruş düzelir, kaslar dengelenir
-----Günlük hayata uyumu kolaydır
Bu aşamada erken fark edilmesi büyük avantajdır.
***Orta Derece Eğrilik (20-40 derece): Korse devreye girer
-----Amaç omurgayı düzeltmek değil, ilerlemeyi durdurmaktır
-----Korkutucu görünebilir; ancak
*********doğru korse,
*********doğru kullanım süresi
*********düzenli takip ile çok etkili sonuçlar alınır
Korse, çoğu çocukta ameliyatı önleyen en güçlü araçtır.
***İleri Derece Eğrilik (40-45 derece ve üzeri): Cerrahi değerlendirme gündeme gelir
-----Her skolyoz ameliyat olmaz
-----Cerrahi son seçenektir
-----Günümüzde teknikler çok gelişmiştir
-----İyileşme süresi kısadır
-----Çocuklar okul ve sosyal hayata dönebilir
Egzersizlerin her gün 15-20 dakika yapılması yeterlidir ve evde rahatlıkla uygulanabilir. Önemli olan sürenin uzunluğu değil, düzenli yapılmasıdır. Haftada bir yapılıp bırakılan egzersizler fayda sağlamaz. Egzersiz programı en az 3-6 ay sürdürülmelidir. Büyüme devam ediyorsa egzersiz bırakılmaz; takip ve değerlendirme ile devam edilir.
Amaç omurgayı zorlamak değil, eğriliğin ilerlemesini durdurmak ve büyüme dönemini güvenle tamamlamaktır.
Skolyoz egzersizleri dört ana gruptur:
Duruş düzeltme egzersizleri: Çocuğun otururken, ayakta dururken ve yürürken omuzlarını, sırtını ve başını doğru pozisyonda tutmasını öğretir. Eğriliğin artmasını önlemek ve yanlış duruş alışkanlıklarını düzeltmek amacıyla yapılır.
Germe (esneme) egzersizleri: Skolyozda bir taraf kaslar kısalmış ve gergin, diğer taraf daha gevşek olabilir. Bu egzersizler gergin kasları rahatlatır, çocuğun daha rahat hareket etmesini sağlar.
Hafif güçlendirme egzersizleri: Sırt, karın ve bel kaslarını zorlamadan güçlendirir. Omurgayı destekleyen kasları kuvvetlendirerek duruşun daha dengeli olmasını sağlamak amaçlanr.
Günlük hayat eğitimi: Çocuğa nasıl oturmalı, çantasını nasıl taşımalı, masada nasıl ders çalışmalı gibi günlük alışkanlıklar öğretilir. Çünkü egzersiz günde 20 dakika, yanlış duruş ise tüm gün sürer.,
Yüzme yeterli mi?
Yüzme çok faydalıdır, ancak tek başına skolyoz egzersizi yerine geçmez.
En iyi sonuç: Skolyoza özel egzersiz + yüzme
Yapılmaması gerekenler
-----İnternetten rastgele egzersiz seçmek
-----“Biraz yapıyor zaten” diyerek bırakmak
-----Ağrı yapan zorlayıcı hareketler
Skolyozda egzersiz kişiye özel olmalıdır.
Skolyoz Tedavisinde En Kritik Faktör Nedir?
***Ne sadece egzersiz…
***Ne sadece korse…
***Ne de ameliyat…
En kritik faktör: Erken fark etmek ve büyümeyi doğru takip etmektir.
Bu nedenle özellikle 10-14 yaş arası çocuklarda yılda en az bir kez omurga değerlendirmesi çok değerlidir.
Tamamen engellenemez. Ama erken fark edilirse ve doğru takip edilirse kontrol altına alınabilir. Yani skolyoz bir kader değildir.
Aileler Ne Yapabilir?
***Düzenli büyüme takibi
***Doğru oturma ve çanta kullanımı
***Düzenli hareket ve esneme
***Aile farkındalığı
Skolyozda Panik Değil, Erken Tanı ve Takip Kazandırır
Skolyoz bir kader değildir.
Erken fark edildiğinde:
***Ameliyatsız durdurulabilir
***Vücut dengesi korunabilir
***Çocuk normal hayatına devam eder
Önce kontrol → sonra değerlendirme → sonra takip → gerekirse tedavi
Ve bu yol; aceleyle değil, bilgiyle, zaman ayırarak ve sakinlikle yürünür.
Ankara Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Ediz Yeşilkaya olarak;
çocuğunuzun büyüme sürecini, ergenlik dönemini ve omurga gelişimini bilimsel, planlı ve kişiye özel bir yaklaşımla değerlendirmeyi önemsiyoruz.
Doğru zamanda yapılan değerlendirme ve düzenli takip ile büyük oranda kontrol altına alınabilir.
Çocuğunuzun hızlı boy uzaması veya büyüme süreciyle ilgili aklınıza takılan her konuda, acele etmeden, ama ihmal de etmeden size rehberlik etmekten memnuniyet duyarız.
Panik değil, doğru değerlendirme ve takip kazandırır.